Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazuyu Büyüt
Hasan Fikret TÜRKEL
Hasan Fikret TÜRKEL
YEREL YÖNETİMLERİN TÜRKİYE DEKİ GELİŞİMİ ÜZERİNE BİR İNCELEME
13 Ağustos 2010 Cuma 11:19

GENEL OLARAK YÖNETİM :

 

 Belirlenmiş bir amaç etrafında toplanmış olan ikiden fazla insanın oluşturduğu toplulukların, örgütlerin bileşenlerinin, amaç doğrultusunda grup üyelerini yönlendirmek, çabalarını eyleme dönüştürmek ve onları yine topluluklara, örgütlere kazandırmak işine yönetim denmektedir.

 

BÜROKRASİ VE BÜROKRAT:

 

Yönetim ister dar anlamda ister geniş anlamda ele alınsın, bürokrasisine de beraberinde getirir.

 

Bir örgütün yönetim işlevini yerine getirebilmek için kullanacağı insangücü, binalar, araziler, araçlar, eşyalar, iş gereçleri, iletişim sistem ve araçları, yöntemler ve otorite sistemi, bütünüyle bürokrasiyi oluşturur.

 

Az ya da çok, bürokrasinin olmadığı bir sistem düşünülemez. Bürokrasiyi yürüten kişilere ise, büyük ya da küçük, önemli ya da önemsiz, bürokrat denir.

 

YÖNETİCİ KAVRAMI:

 

Yönetim soyut bir kavram ve uzun bir süreçtir. Süreci belirlemek ve somuta gelebilmek için yöneticiye, yöneticilere ve bürokrasiye ihtiyaç vardır. Yöneticiler uygulayıcılardır. Bürokrasi ise, bu uygulamanın aracıdır.

 

Yöneticilerin, yönetim süreci içerisinde başlıca dört görevi vardır. Ancak bu dört görev, kendileri ile ilgili çeşitli işlevleri de içerir.

 

a-       Planlama: Örgütün önceden belirlenmiş olan amaçlarının gerçekleştirilebilmesi için yapılan kısa ve uzun vadeli gerçekleştirme, uygulama çalışmalarıdır.

 

b-       Örgütlenme: Yapılan planlamanın uygulanabilmesini sağlayabilecek en iyi örgütlenme modelinin seçilerek, başarıyla uygulanmasıdır.

 

 

c-       Yöneltme: İnsan ögesi ile ilgili olup, amaçlat ve planlar doğrultusunda örgütün ve örgüt üyelerinin doğru yönlere yöneltilmesidir ki, bu işlev yöneticiler arasında lideri belirleyic, ortaya çıkarıcıdır.

 

d-      Denetim: Yönetimin örgüt amaçları doğrultusunda ne ölçüde başarılı olduğunu, eksiklerinin tesbitini, nerede ne düzeltme yapılmasını belirleyici, gerektiğinde övücü gerektiğinde eleştirel çalışmalar bütünüdür.

 

ÖRGÜTSEL SİSTEM:

 

Yöneticilerin yönetim süreci içerisindeki bu dört görevi yerine getirebilmeleri, bu sürecin örgütsel bir sistem içinde oluşmasına bağlıdır. Bir başka deyişle yönetim süreci, örgütsel bir sistem içinde oluşur. Örgütsel sistem olmadığında, yönetim süreci de işlemeyecektir.

 

KAMU YÖNETİMİ KAVRAMI:

 

 Yönetim, tarih boyunca bir bütün olarak ele alınmış, sektörel ayırım gözetilmemiş, siyasetle de iç içe yürümüştür.

 

Yönetimde sektörel ayırımdan söz eden ilk kişi olan İngiliz Woodrow Wilson, 1887 yılında yayınlamış olduğu bir yazıda, kamu yönetiminin siyasetten ayrılması ve ayrı bir ilgi alanı olması gereğini vurgulamıştır.

 

Bu tarihten başlayarak kamu yönetimi, çeşitli ortamlarda tartışılarak siyasetten giderek tümüyle kopmuş, günümüzdeki halini almıştır.

 

Türkiye’de kamu yönetiminin ayrı bir ilgi alanı olarak incelenebilmesi, Wilson’dan yarım asrı aşkın bir süre sonra, 1950 li, yıllarda gerçekleşebilmiştir.

 

Kamu yönetimi, devlet eksenli ve bu eksene bağlı ya da bu eksen etrafında uzak yakın seyreden kurum, kuruluş, grup ve ilgili bireylerin eylem ve davranış biçimleriyle ilgili bir alan olmaktadır.

 

 Geniş anlamda ise merkezi yönetim, ulusal yönetim, yerel yönetimler ile uluslar arası örgütlerin yönetimleri de, kamu yönetimi alanında bulunmaktadır.

 

Çeşitli ülkelerdeki yerel ve ulusal yönetim sistemlerinin birbirleriyle karşılaştırmalı olarak incelenmesi, karşılaştırmalı kamu yönetimi alanını belirlerken, çeşitli yardım ve teknik yardım sağlayan uluslararası kuruluşların yönetimleri ve kalkınmaya ilişkin yönetsel çalışmaları, kalkınma yönetimi kapsamındadır.

 

Yukarıdaki söylemlere bakarak kamu yönetiminin çerçevesini yerel yönetimler, kamu iktisadi girişimleri, ulusal devlet yönetimi, uluslar arası kuruluşlar olarak çizebiliriz. Ancak, kamu siyaset alanı içindeki tüm eylemlerin, kamu yönetimi çerçevesinde düşünülebileceği göz önüne alındığında, yasama ve yargı erglerinin yaptıkları ya da yapacakları yönetsel işlemler ve eylemler de, kamu yönetimi alanı içerisine girmektedir ki, burada ele alınmak istenen, dar anlamdaki kamu yönetimi yani, yürütme erki olacaktır.

 

YERİNDEN YÖNETİM, YEREL YÖNETİM KARMAŞASI:

 

Tarih boyunca yerel yönetim hizmetleri, merkezi yönetim tarafından ya da merkezi yönetimin vesayeti altında bağımsız ama çoğunlukla yerinden yönetim tarafından görülmüştür.

 

Eski Mısır’da, Mezopotamya ve Anadolu’daki pek çok eski uygarlıklarda yerel yönetim hizmetleri, merkezi yönetimin gevşek ya da sıkı vesayeti altında din motifli hizmetler olarak görülmüştür.

 

Çeşitli tanrılar için yapılmış bağımsız ve ancak rahipleri veya rahibelerince yönetilen mabetlerde, merkezi yönetimin oldukça gevşek vesayeti altında ve hatta zaman zaman merkezi yönetime kafa tutabilen veya kendisini merkezi yönetimle eş gören biçimlerde yerel yönetimler görülmüş ve bunların bir kısmı da yerinden yönetim gibi işlev görmüştür.

 

Ancak, bugünkü anlayışa bir az daha benzeyebilen şekillere, Suriye’de Almanya, İtalya ve Kuzey Fransa’da rastlanmaktadır.

 

M. Ö. 2000 li yıllarda bugünkü Suriye de var olan Ebba uygarlığını oluşturan tüccar kentler ile Orta Çağdaki Almanya, İtalya ve Kuzey Fransa da Hansa kentleri, merkezi yönetimlerden tam bağımsızlığa yakın şekillerde ve biçimlerde yerel yönetimlerini oldukça başarılı olarak uygulayabilmişlerdir.

 

İngiltere de ise M. S. 11. yüz yılın ikinci yarısından başlayarak İngiltere yi 600 baroluk ve 60 bin şövalyeliğe bölen Normanlar, bu yönetsel bölünmeyi güçlü olduklarında yerinden yönetim, güçsüz olduklarında yerel yönetim olarak kabul etmişler ve uygulanmasına izin vermişlerdir.

 

İmparatorluk döneminde Çin, mandarin denen geniş yetkili görevliler ile sıkı vesayet altında yerel yönetimleri, yerinden yönetimler ile birlikte sürdürebilmişlerdir.

 

Orta Asya daki eski Türk topluluklarında, boylar, obalar hem yerel yönetim hem yerinden yönetim olarak işlev yapmışlardır.

 

Tüm bunların ışığında, site devletlerin ve feodalitenin dar ve sıkışık yöntemleri bir yana bırakılırsa, büyüyen devletlerin belli büyüklüklere ulaşmasıyla o devletlerin tümüyle tek bir merkezden yönetimi olanaksız hale gelmiştir.

 

Merkezi yönetim artık ülkenin her yanına layıkıyla ve zamanında ulaşamaz duruma gelmiştir. Bu durumda merkezi yönetim, ülkede merkezi yönetime doğrudan bağlı kendi taşra örgütünü ve buralarda doğan boşluğu doldurmak için de yerel yönetimleri kurmak zorunda kalmıştır.

 

YERİNDEN YÖNETİM:

 

 Merkezi yönetimin yetki ve sorumluluk devri ile doğrudan kendine bağlı olarak kurmuş olduğu taşra örgütü, yerinden yönetimi oluşturmaktadır.

 

Yerinden yönetim, yerel yönetimden farklı bir başka yönetim biçimi ve şeklidir.

 

Yerinden yönetimin yerel yönetimden çarpıcı olan başlıca farklılıkları şöyle sıralanabilir:

 

-           Merkezi yönetimin temsilcisidir.

 

-           Merkezi yönetimin yetki ve sorumluluğu ile iş görür.

 

-           Siyasallaşmamıştır.

 

-           Merkezi yönetimce talimatlandırılabilir.

 

-           Merkezi yönetim gibi hiyerarşik düzen içinde çalışır.

 

-           Mali yetersizliği yoktur. Genel Bütçeden pay alır.

 

En üst yöneticisinden en ast bürokratına kadar, bazı ayrıcalıkların dışında özlük hakları merkezi yönetimce sağlanır.

 

-           Merkezi yönetim modelinde örgütlenir.

 

YEREL YÖNETİM:

 

Devletin artan görevlerinin daha iyi yapılabilmesi için tüm dünyada olduğu gibi Türkiye de de yerel yönetimlere ihtiyaç duyulmuştur. Yerel yönetimlerin, yerinden yönetimlere göre önemli farklılıkları şöyle sıralanabilir:

 

-           Siyasal yapının alt bölünmelerinden oluşur. Türkiye’de asıl olarak üç düzeyde yerel yönetimler oluşturulmuştur:

-            

a-     Köy sınırları içinde seçimle gelen muhtar ve köy ihtiyar heyetince yönetilen köy yönetimi.

 

b-     Belediye sınırları içinde seçimle gelen belediye başkanı ve belediye meclisince oluşan belediye yönetimi.

 

c-     İl sınırları içinde seçimle gelen il genel meclisi ve merkezi yönetimce atanan validen oluşan ve il özel idaresini yönetmekle yükümlü olan il yönetimi ki, yönetimin başkanı atama ile belirlenen o ilin valisidir.

 

-           Yerel yönetimler vatandaşların gündelik yaşamlarına yönelik çoğu işi üstlenmişlerdir.

 

-           Türkiye’de vesayet altında çalışırlar.

 

 

-           Devletin artan görevlerinden daha çok vatandaşı kişisel olarak ve doğrudan ilgilendiren kamu görevleri, yerel yönetimlerce yerine getirilir.

 

-           Genel Bütçeden pay alamadıkları için çoğunluk mali yetersizlikleri vardır. Ancak belirli ölçülerde devlet yardımı alabilirler.

 

-           Borç, kredi, yardım alabilirler.

 

-           Kendi personellerini seçebilirler.

 

-           Kendileri proje yapıp yürütebilirler.

 

-           Zaman zaman sağlık, zabıta gibi merkezi yönetimin alanına giren işleri de yapabilirler.

 

 

NOT: Yazı içerisinde şekil ve biçim birkaç kez bu haliyle kullanılmıştır. Bilmeyip garipseyenler için açıklama gereği açıklama gereği duyuyorum. ŞEKİL: Bir varlığın fiziksel görünümüdür. BİÇİM: Bir varlığın bir başka varlığa köre konumudur.

 

(Yerel Yönetimlerin Türkiye’deki gelişimi ile sürecek)

 

Bu köşe yazısı toplam 5961 defa okundu.
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Yazarın Diğer Yazıları
ŞEHİR HABERLERİ
YAZARLAR
ALINTI YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET
Yenilenen web sitemizi nasıl buldunuz ?
Çok Güzel
Güzel
İdare Eder
Kötü
Anket Sonuçları

Sitene Ekle   |   Reklam   |   Künye   |   RSS
Copyright © 2018 Yerel Yönetim Haberleri. Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR