Yazı Boyutu : Yazıyı Küçült Yazuyu Büyüt
Bitlis''te jeotermal enerjisi için beyin fırtınası yapıldı
02 Ağustos 2013 Cuma 14:03
Bitlis''te jeotermal enerjisi için beyin fırtınası yapıldı
Bitlis Valisi Veysel Yurdakul, Bitlis’te hayata geçirilmesi planlanan 'Jeopark' projesiyle ilgili beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirdi.Toplantıda atılacak adımlar ve yapılması gerekenler tartışıl
Bitlis Valisi Veysel Yurdakul, Bitlis’te hayata geçirilmesi planlanan 'Jeopark' projesiyle ilgili beyin fırtınası toplantısı gerçekleştirdi.Toplantıda atılacak adımlar ve yapılması gerekenler tartışıldı. 

Valilik toplantı salonunda Bitlis Süphan, Nemrut ve Van Gölü jeoparkının ele alındığı toplantıda ayrıca sürdürülebilir ekonomi, enerji, kalkınma, turizm, çevre, jeolotik miras gibi konular üzerinde duruldu. Dünya ve Avrupa jeoparklarından örneklerin verildiği beyin fırtınasında Çek, Çin, Yunanistan ve İspanya gibi ülkelerde uygulanan jeotermal projeleri incelendi.

“ÜLKEMİZDE HERHANGİ BİR AĞA KATILMIŞ JEOPARK ALANLARI YOK”

Slayt eşliğinde gerçekleştirilen toplantıda konuşan Bitlis Valisi Veysel Yurdakul, toplantıyı yapma amaçlarının bir beyin fırtınası oluşturarak jeotermal projesinin Bitlis’e katkılarını artırmak olduğunu söyledi. Jeolojik olarak dünyanın en ilginç bölgelerinden biri olan Türkiye'de herhangi bir ağa katılmış Jeopark alanları olmadığını belirten Vali Yurdakul, “Bölgemizde dünyanın 2. en büyük volkanik krater gölü olan Nemrut Krater Gölü, Nemrut Dağı ve Türkiye'nin 3. en yüksek dağı olan Süphan Volkanik Dağları ve yine Türkiye'nin en büyük Gölü olan Van gölü yer almaktadır. Bu kapsamda Van Gölü’nün batı kıyısında ve ona paralel bir hat üzerinde yer alan, Doğu Anadolu Volkanizması’nın iki önemli strato-volkanı Nemrut ve Süphan kalderaları ile bu iki kaldera arasında kalan lav akıntıları (obsidiyen lavları), perlit-pomza ve ignimbrit (Ahlat Taşı) tabakaları, domsal yapılar (Kirkor Domu), maar gölleri (Aygır Gölü), tektonik göller (Van Gölü ve Nazik Gölü), jeotermal su çıkışları (Nemrut krateri vb.), erkeolojik alanlar (Ahlat Anıt Mezarları, vb.), topluca jeopark olarak projelendirilmiştir. Jeopark çalışmaları için ana hedef Türkiye'de kabul görmesi değil, Unesco Jeopark Ağı’na katılarak kabul görmesidir.” şeklinde konuştu.

Nemrut Gölü’nün dünyanın ikinci, Avrupa’nın ise en büyük krater gölü olduğuna dikkat çeken Vali Yurdakul, sözlerine şöyle devam etti: “Nemrut Dağı, tabakalı volkanlar sınıfından kuvaterner döneminde oluşmuş Anadolu’da aktif uyuyan volkanlar içerisinde en önemlisidir. Kaldera içerisinde büyüklü küçüklü 5 göl, çok sayıda lav çıkışı merkezi, lav hunisi, sıçratma konisi, sıcak su kaynakları, orijinal fauna ve florası ile tam bir tabiat harikası görünümündedir. Jeopak sınırları içerisinde yer alan Nemrut dağı çevresinde potansiyel bakımından zengin jeotermal kaynakları yer almaktadır.” 

“NELER YAPILMALI”

Bitlis sınırlarında bulunan ve Nemrut Dağı, Süphan Dağı ve Van Gölü'nün dünya jeoparklarına aday gösterebileceğini dile getiren Yurdakul şöyle konuştu: “Yerkürenin bizlere bıraktığı jeolojik miras olduğunu, bu mirasların müzelerde toplanıp korunmasının mümkün olmadığından yerinde koruma altına alınması gerektiğini en sade vatandaştan en yüksek yetkiliye kadar bu bilincin benimsenmesini sağlamaktır. Jeopark yönetimi oluşturarak bilinçli ve aktif olarak çalışmaların yapılması sağlanmalıdır. Bu alanlarımızın korunması ile daha aktif kullanımını sağlamak için farkındalık çalışmaları yapılmalıdır. Reklam ve tanınırlık çalışmaları ulusal ve uluslararası tanıtımı ile ziyaretlerini arttırmak ve bu sayede jeoturizm oluşturulması sağlanmalıdır. Bu alanlarımızı milli park ve jeopark alanları ilan ederek ilimizin sosyo-ekonomik kalkınmasına katkı sağlanmalıdır. Jeoparkın bütün öğeleri birbiriyle ilişkilendirilmeli, bölgeyi gezmeye gelecek olan ziyaretçilerin bilgilenmesini sağlayacak biçimde, gezi parkurları, tanıtım levhaları, pano, broşür gibi düzenlemeler yapılmalıdır. Jeoparkın proje ve uygulama aşamasında geniş halk kitlelerinin ve okullardaki öğrencilerin, jeoloji ve doğa-çevre konularında eğitimi amacıyla birçok toplantı, seminer, çalıştay, sunum yapılmalı. Kırsal bölgede bu kapsamda muhakkak uygulanması gereken sürdürülebilir kalkınma için, gerekli fizibilite, araştırma, eğitim ve uygulama çalışmaları uzun soluklu bir çalışma olup, şartlar da dikkate alınarak devam edilmelidir.”

“HER PROJENİN SÜRDÜRÜLEBİLİR OLMASI ÇOK ÖNEMLİ”

European Geoparks ağına dahil olan jeopark sayısının 53, Unesco’ya bağlı Global Unesco Network of Geoparks programına kayıtlı jeopark sayısının ise 92 adet olduğuna vurgu yapan Veysel Yurdakul şunları ifade etti: “Başta jeolojik miras niteliğindeki öğeler olmak üzere, tüm doğal ve kültürel mirasın korunmaya alındığı, bu yapılırken sosyoekonomik kalkınmanın da amaçlandığı, sınırları belirlenebilen bir bölge anlamına gelir. Her projenin sürdürülebilir olması çok önemli. O yüzden jeopark alanların korunarak gelecek nesillere aktarılması için jeolojik mirasların korunması gereklidir. Bilimsel açıdan ise jeopark, seyrek rastlanan ve estetik değeri yüksek jeolojik miras niteliğindeki yerleri kapsar. Bir jeopark jeolojik öneme sahip oluşumların dışında, bölgedeki arkeolojik, ekolojik, etnografik ve tarihsel ya da kültürel açıdan önemli yerleri de içerebilir, hatta içermelidir.”
Bu içeriğe ait yorum yok. İlk ekleyen siz olmak ister misiniz?
Kategorideki Diğer Haberler
ŞEHİR HABERLERİ
YAZARLAR
ALINTI YAZARLAR
ÇOK OKUNAN HABERLER
ANKET
Yenilenen web sitemizi nasıl buldunuz ?
Çok Güzel
Güzel
İdare Eder
Kötü
Anket Sonuçları

Sitene Ekle   |   Reklam   |   Künye   |   RSS
Copyright © 2019 Yerel Yönetim Haberleri. Tüm Hakları Saklıdır.
Yazılım & Tasarım : Mahmut ÖZDEMİR